Başkentte "Pablo Picasso: Resimden Seramiğe Bir Serüven" resim sergisi açıldı Başkentte "Pablo Picasso: Resimden Seramiğe Bir Serüven" resim sergisi açıldı
Haber Merkezi - Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından İznik ilçesindeki tarihi surlarda kazı çalışmaları devam ediyor. Yenişehir Kapı bölümünde devam eden arkeolojik kazılarda, çok sayıda mezar ve insan iskeletlerine rastlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki iç ve dış surların arasındaki alanın Bizans ve Osmanlı döneminde mezarlık olarak kullanıldığı belirlendi. Bu bölümde çok sayıda insan iskeleti bulundu. Ayrıca, sur duvarının altında Roma Dönemi'ne ait bir villa ile sur kapısını kontrol etmek üzere yapılmış olduğu sanılan bina kalıntısına ulaşıldı. Yapımı 2 bin 300 yıl öncesine uzanan, tarih boyunca yaşanan kuşatmalar ve büyük depremlere rağmen bugünlere ulaşan tarihi surlar, İznik Müzesi başkanlığında Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor. Kazı Başkanı ve BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, bir Roma villası olabileceğini tahmin ettikleri yapı kalıntısı bulduklarını söyledi. Sur duvarları arasında çok sayıda definle karşılaştıklarını belirten Şahin: "Özellikle kademeli olarak yapılan definler, bu alanda çok uzun yıllar süren bir defin geleneği olduğunu gösteriyor. Elde ettiğimiz bulgulara göre bunlar, saldırılar esnasında ölen Bizanslı ya da şehit düşen İslam askerlerine ait değil çünkü düzenli bir şekilde yapılan mezarlar ve bu mezarların içinde yapılan definleri görüyoruz. Buluntular arasında çok ilginç bir grup var. Bir alanda biraz daha alt kotta Hristiyan kökenli insanlar, bunun hemen bir üst kotunda da defin geleneğinden anlaşıldığı kadarıyla bir Müslümana ait mezar yer alıyor. Bizans döneminde ve sonrasında Türklerin gelmiş olduğu dönemde bu alanın yine mezar alanı olarak kullanıldığını görüyoruz." diye anlattı. Şahin, mezar geleneklerine bakıldığında bu alanda defnedilenlerin halktan insanlar olduğunu belirtti. Bunların "çatkı mezar" olarak adlandırılan, iki içbükey kiremidin birleştirilerek oluşturulduğu alanlar olduğunu aktaran Şahin, "Herhangi bir gayret, herhangi bir işçilik, herhangi bir maliyet yok bunlarda. Yani sıradan definler. Bu tür mezarlarda hiçbir şekilde define olmaz. Hristiyanlar ve Müslümanlar, ölülerini defnederken yanlarına değerli eşya bırakmazlar." ifadelerini kullandı.